sevgi.korkmaz71.sitemynet.com
gazete

Türkiye
Atatürk
Emperyalizm
Terör
AKP ve Türkiye
Sağlık
Unutulmayanlar
La Turquie
Ayna
Türk kimdir?
Adalet
Önümüzdekiler
Çocuklarımız
Şehirleşme
Resmi Adresler
Adresler

Sağlık


° İmamdı, Sağlık Müdürü Yardımcısı oldu

Ordu'da 13 yıl imamlık yapan, Açık Öğretim Fakültesi'ni bitirdikten sonra Sağlık Bakanlığı kadrosuna geçip Devlet hastanesi'nde memur olan 42 yaşındaki Hayri Bayrak, İl Sağlık Müdür Yardımcılığı'na atandı
......
Vatan Gazetesi - 15.03.2007

° Hastane imamı artık müdür yardımcısı

° Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Necdet Ünüvar hakkında "görevi kötüye kullanmak" suçundan dava açtı.

° Konya'da yolsuzluk operasyonu :
Konya Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan ve Akşehir Adliyesine sevk edilen şüphelilerden, çıkar amaçlı suç örgütünün lideri olduğu belirtilen işadamı Osman Özkan ile Akşehir Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Mehmet Güngör'ün de aralarında bulunduğu toplam 13 kişi tutuklandı.

° Reçete yolsuzlukları başladı

° İlaç yolsuzluğuna teknolojik pranga :
SSK'daki katrilyonluk vurgun, askeri harekete geçirdi. TSK, ilaç ve tıbbi malzeme alımında yolsuzluk yapılmasını önlemek için EPTS'ye geçti. Sistem, SSK ve Bağ-Kur'un dolandırılmasına imkan vermiyor
......
Akşam Gazetesi - 27.01.2004

° Mama destekçisi Akdağ'a tepki :
Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın, elinde ticari mama paketiyle basına poz vermesi, başta çocuk hekimleri olmak üzere hekimlerin ve uzmanlık derneklerinin tepkisini çekti.

Tıp Dünyası Dergisi - 15 Temmuz 2004 Sayı: 124

hastanelerde can güvenliğimiz kalmadı

° Kız kardeşlerini önce sokakta ölmeyince hastanede vurdular

° Hastanede silahlı saldırı: 1 ölü

SAHTE İLAÇ, SÖZDE DÖNÜŞÜM, Prof. Dr. Mehmet NEŞŞAR

° Bakan Recep Akdağ'ın imam akrabasına jet atama

° Hastanede ihmalden ölüme 3 yıl :
Kayseri'nin Yahyalı ilçesinde kimsesiz yaşlı bir adamın hastane odasında unutulması ve 2 gün sonra ölü bulunması olayıyla ilgili olarak 4 sağlık çalışanı hakkında açılan kamu davası başladı.

° Savcının hükümete isyanı !
Roche dahil ilaç yolsuzluklarını soruşturan İstanbul Cumhuriyet savcısı Nazmi Okumuş hükümete isyan etti..

Milyar dolarları bulan ilaç alımı yolsuzluğunu soruşturan Savcı Nazmi Okumuş isyan etti: Bakanlıklar kendi davalarını takip etmiyor. Olay sanki örtbas edilmek isteniyor, şüpheliler adeta ödüllendiriliyor.
......
Abdurrahman Şimşek
Sabah Gazetesi - 30 Mayıs 2006 10:29
Haber 3

° Bakan Akdağ'a suç duyurusu :
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ile Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İzmir Şubesi üyeleri, 21 aylık Kaan Demirci'nin immün yetmezlik (bağışıklık sistemi yetersizliği) tanısı ile tedavi görürken ilaç bulunamadığı için hayatını kaybettiğini belirterek, sorumlu tuttukları Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve bakanlık görevlileri hakkında, "Görevi kötüye kullanma" iddiasıyla suç duyurusunda bulundu
......
Vatan Gazetesi - 29.06.2006

° Başbakan ve Sağlık Bakanı hakkında suç duyurusu
......
Türk Tabipler Birliği - 18 Temmuz 2005

° Türk Tabipleri Birliği, yaptıkları konuşmalarla halkı hekimlere karşı kışkırttıkları gerekçesiyle Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanı Sayın Prof.Dr.Recep Akdağ hakkında suç duyurusunda bulundu.
......
İstanbul Tabip Odası - 14 Temmuz 2005


YURTTAŞLARA ÇAĞRI VE BAYRAM KUTLAMASI

"REÇETELERE PARMAK BASMAYIN,
ÖZEL HASTANELERDE
BOŞ KAĞITLARA İMZA ATMAYIN!"

Prof. Dr. Mehmet Neşşar

Prof. Dr. Mehmet Neşşar

Yurttaşlara eczanelerde "İlaca fark ödediğim için dava açmayacağım" yazısı altına imza attırılıyor. Ey sevgili yurttaşım "Eşdeğer ilaç, dedikleri, pahalı olanla aynı etkiyi gösterdiği kanıtlandığı için Sağlık Bakanlığından ruhsat almış ilaçtır. Sana pahalısı daha iyidir diyenler, "Türk kumaşını bırak, İngiliz kum diyerek cebine el atıyorlar ve ülkeyi soyduruyorlar! Benim bu açıklamamı yıllar önce yapması gereken Sağlık Bakanı da susarak bu soyguna seyirci kalıyor!

Size özel hastanelerde boş kağıda imza attırıp, alınan farklar için mahkemeye gitme hakkınızı elinizden alıyorlar. Bu Başbakan değil miydi "Her vatandaş istediği hastaneden aynen yararlanacak" diyen! Bu Sağlık Bakanı değil mi "Sizden para isteyen doktoru Bakanlığa şikayet edin" diyen! Fark isteyen özel hastanede boş kağıda imza atmayın, imza isteyenleri Bakanlığa şikayet edin, kendinizi ve ülkeyi "sağlığınıza bir katkısı olmayan" göstermelik harcamalarla soydurmayın.
Uyan artık sevgili anam, babam, bacım, kardeşim, uyan. Yıllardır en kutsal değerlerini istismar edip, en sıcak duygularını sömürerek iktidara gelenlerin ülkeyi parça, parça ettiklerini, seni aptal yerine koyup yoksullaştırarak kendi ceplerine milyar dolarlar doldurduklarını ve emperyalist yabancılara uşaklık ettiklerini artık gör ve silkin! Bu talana alet olma. Bunu çocuklarının geleceği için yap. İşsiz on milyonlarca gencimiz için yap. Bunu "Otuz Ağustos" adına yap. Bunu ülkeyi işgal eden emperyalizm ve yerli işbirlikçilerini denize döküp, ülkeden atan dedelerimizin, atalarımızın aziz hatıralarına hürmeten yap.

30 Ağustos Zafer Bayramını, arkasındaki binlerce yıllık özgürlüğüne aşık ve
başı dik Türk kimliği, birikim ile bunu yaşama geçiren "Deha'yı" iliklerime kadar yaşayarak kutluyorum.

Prof. Dr. Mehmet Neşşar
Cumhuriyet Halk Partisi
Denizli Milletvekili
30 Ağustos 2006

BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU

SAHTE İLAÇ, SÖZDE DÖNÜŞÜM

Prof. Dr. Mehmet NEŞŞAR

Prof. Dr. Mehmet Neşşar

Bu yıl 14 Mart Tıp Bayramını sahte ilaç skandalının gölgesinde kutluyoruz. Birilerinin ilacın sahtesini üretmeyi düşünebilmiş olması, sağlığı ticari bir alışveriş alanını yada bir piyasa olarak algılayan AKP sağlık politikalarının yeni bir "ürünüdür".

Tabir caizse, "kabadayılığın bir raconu, suçun da kendine göre bir ahlakı" vardır. Bazı suçlular cezaevinde diğer suçlular tarafından dışlanır ve kimi zaman da kötü muamele görürler. Savaşta mabetlere ve sağlık kuruluşlarına saldırılmaz. Sağlık alanı inanç alanı kadar kutsaldır. Sağlığın etrafındaki mistisizm yok edildiğinde, tıpkı dinin siyaset malzemesine indirgendiği zamankine benzer sonuçlar alırsınız. Hal böyle iken ülkenin Sağlık Bakanı sağlığı ticari bir mal, hizmeti piyasa tabiri ile ürün olarak ilan eder, ithal diyerek sahte doktor getirmeye kalkar ve araba kaskosuna benzer bir sigorta anlayışını dillendirmeye başlarsa, yurdum hırsızları da arabanın camını kırıp çantayı kaparcasına ilacın sahtesini yapıverirler. Yani sahte ilaç, sahte kabadayılığın ve sözde dönüşümün sonucudur.

14 Mart Tıp Bayramı tüm sağlık çalışanlarına kutlu olsun. Bu bayram arifesinde Recep Akdağ'ın, Yüksek İhtisas Hastanesinden kardiyoloji kliniği olmayan Ankara Hastanesine sürdüğü Doç. Dr. Şule Korkmaz'ın mahkemeden yürütmeyi durdurma kararı almış olduğunu öğrenmek bizi sevindirdi. Kendisini kutluyor, önümüzdeki seçimlerde halk mahkemesinin AKP ve Tayip Erdoğan'a yürütmeyi durdurma vereceğine olan inancımı yineliyorum.

Görüş ve düşüncelerimi basınımızın güzide temsilcileri ve halkımızın takdirlerine sunarım.

Prof. Dr. Mehmet Neşşar
Cumhuriyet Halk Partisi
Denizli Milletvekili
14 Mart 2007

Bakanlık yetkililerinin aynı anda şef kadrolarını işgal etmelerine tepki...

"Meşru ve hukuki değil"

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Ünüvar, Müsteşar Yardımcısı Aydın ve Milli Eğitim bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Şimşek'in bakanlık görevlerinin yanı sıra eğitim hastanelerinde şeflik kadrolarına atanmalarına tepki geldi.

Tıp Dünyası, ANKARA - Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Sabahattin Aydın ve Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Doç. Dr. Şaban Şimşek'in, bu görevlerinin yanı sıra Sağlık Bakanlığı'na bağlı Ankara'daki eğitim hastanelerine şef olarak atandıkları ortaya çıktı. CHP Denizli Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Neşşar, konuyla ilgili olarak TBMM'ne soru önergesi sundu.

Mehmet Neşşar, soru önergesinde bu konuyu "skandal" olarak nitelerken, AKP'nin etik, yasa ve kural tanımadığını dile getirdi. Neşşar, müsteşar ve yardımcılarının şef kontenjanından ayda 5 milyar lira daha fazla alabilmek için bunu yaptıklarını ileri sürerken, "Bakanlık müsteşarları hangi performans kriterlerine göre bu görevlere atanmaktadır? Memlekette başka atanacak şef mi kalmadığını merak ediyorum" diye konuştu. Konuyu yasal açıdan da incelettirdiğini bildiren Neşşar, şöyle konuştu:

"Tayyip Bey hiçbir etik dayanağı olmayan, fiilen hem müsteşarlık hem de şeflik görevini yerine getirmesi olanağı da bulunmayan bu şahısların, devlet adamlığı ile bağdaşmayan ve sadece belirli kadroları işgal etmek ve hiç hastaneye bile gitmeden şef döner seraye eliri almak üzere oluşturdukları bu çirkin uygulamaya son verilmelidir. Aksi halde kendisinin de bunu onayladığı kanaati hasıl olacaktır."

"Liste 3 kişiyle sınırlı değil"

TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Füsun Sayek de, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada listenin bu 3 kişiyle sınırlı olmadığını, Sağlık Bakanlığı Sağlık Eğitim Genel Müdürü'nün de aynı durumda olduğunu bildirdi. Bu durumun meşru olmadığını belirten Sayek, bir yönetmelik çıkararak "Eğitim kurumlarında şef ve şef yardımcısı eksikliği çekiyoruz diyerek yeni kadrolar açtılar. Sonra ihtiyaç var dedikleri bu kadrolara bakanlık yetkililerini atadılar" diye konuştu. Sayek, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı'nın "mesleki becerilerini kaybetmemek için arada sırada ameliyat yaptığını" söylediğini anımsatırken, "Lütfen hekimliği ve hastaların sağlığını bu kadar hafife almasınlar" dedi.

TTB'nin avukatı Ziynet Özçelik de, bu durumun hukuki de olmadığını söyledi. Özçelik, şef ve şef yardımcılığı yönetmeliğinin uygulanmadığını, bu nedenle bu atamaların hukuki yanının da olmadığını bildirdi.

Tıp Dünyası Dergisi - 15 Haziran 2004 Sayı: 123

"SSK'NIN FAHİŞ FİYATLA İLAÇ ALIMIYLA İLGİLİ
TAHKİKAT KOMİSYONU KURULMALI"

Türkiye Klinik Farmakoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Cankat Tulunay, SSK veya diğer kamu kurumlarına farklı fiyatla ilaç veren birçok firma bulunduğunu savunarak, konuyla ilgili TBMM Tahkikat Komisyonu kurulmasını istedi.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Tulunay, AA muhabirine SSK'nın fahiş fiyatla ilaç aldığı iddialarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Tulunay, bu olayın yalnızca Roche firmasıyla ilgili olmadığını, diğer firmaların da incelenmesi gerektiğini söyleyerek, 'Bunu yapan yalnızca Roche değil, birçok firma yapıyor. Türkiye'deki çarpık fiyatlandırma, çarpık ihale politikası ve bütün kesimlerin etikten yoksun oluşu buna sebep oluyor' diye konuştu.

Sağlık Bakanlığı'nın fiyatlandırma şeklinde de bir karışıklık olduğunu savunan Tulunay, İhale Kanunu'nda değişiklik yapılması gerektiğini ileri sürdü.

Diğer firmaların ilaç ihalelerinin de incelenmesini isteyen Tulunay, adını vermek istemediği bir başka ilaç firmasının da SSK Eskişehir Bölge Hastanesi'ne bir antibiyotik ilacını yüzde 18 yüksek fiyatla verdiğinin belirlendiğini savundu.

'Polisiye tedbirlerle bunun önüne geçilemez' diyen Prof. Dr. Tulunay, konunun bilimsel temellere dayandırılarak masaya yatırılması ve farma-ekonomik bilgilere göre ilaç alınması gerektiğini kaydetti.

Konunun açığa çıkmasının Türkiye açısından iyi bir fırsat olduğunu söyleyen Tulunay, iddiaların yalnızca Başbakanlık Teftiş Kurulu'nca incelenmesinin yetmeyeceğini konuyla ilgili TBMM Tahkikat Komisyonu kurulmasını gerektiğini ifade etti.

Tulunay, TBMM Tahkikat Komisyonu'nun aynı sorunlarla 1966 yılında kurulduğunu bildirdi.

Prof. Dr. Tulunay, akılcı ilaç kullanımı ve yolsuzlukları önleyerek Türkiye'de 2 milyon dolar ilaç tasarrufu sağlanacağını vurguladı.
......
Haber Vitrini - 12 Ağustos 2004 Perşembe 11:18

BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU

SOSYAL GÜVENLİK YASASINDA
HÜKÜMETİN KAFASI KARIŞIK!

Prof.Dr.Mehmet Neşşar

Prof. Dr. Mehmet Neşşar

IMF Heyeti geldi, gitti ama Sosyal Güvenlik yasası tartışması bir türlü bitmedi. Hükümetin bir bakanı bir şey söylüyor, diğeri başka şey. Hedef şaşırtıyorlar, kafa karıştırıyorlar. Bu AKP'nin bilinen dezenformasyon taktiklerinden birisi. Sağlıktan tasarruf konusunda ise konuşan yok. Fırtınadan önceki sessizlik bu, kısıtlamaların yakında yurttaşın başında patlamaya başlayacağının gösteriyor.

Gerçek şu : AKP Seçim ekonomisine geçti, bütçe düzeni bozuldu, zaten aldatmacayla denk gösterilen bütçedeki açık rakamları toplumda alenen konuşulmaya başladı ve bunu fark eden IMF hükümetin yakasına yapıştı. Zamlar ve kısıtlamalar kolay da, sıra Sosyal Güvenlik yasasına gelince hükümet sıkıştı.

Sosyal Güvenlik Yasası, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilince AKP aslınsa çok sevinmişti. Çünkü, toplama çıkama bilen herkesin algılayabileceği gibi, prim toplanamayan bir ülkede prim toplamaya dayanan bir sağlık sigortasının halkın sağlığını güvence altına alması mümkün değildir. Sosyal güvenlikte yapılmak istenen reformasyonun bir deformasyon ve hatta bir kastrasyon olacağı açıkça görülmektedir. Bugün artık Başbakan bile, genel sağlık sigortasının uygulanmasıyla memlekette sağlık sisteminin tümüyle çökeceğini anladı ve yasayı hemen yeniden Meclise getirmeyerek seçim sonrasına bıraktı. Her şey yolunda görünürken IMF'in gelip de "uygulayacaksın" direktifini vermesi bu nedenle hükümeti rahatsız etti.

AKP deşifre olmuştur. AKP(li bakanların, tıpkı Başbakan'ın kendisi Öcalan'a sayın kelimesini kullandığını itiraf ederken Dışişleri Bakanı Gül'ün bunu yalanlamaya kalkması örneğinde olduğu gibi, halkın kafasını karıştırmaya yönelik açıklamalar yapmasına artık kimse itibar etmiyor.

AKP'nin sosyal güvenlikte yapacaklarını yakında göreceğiz.

Düşüncelerimi basınımız ve halkımızla paylaşıyorum.

Prof.Dr.Mehmet Neşşar
Cumhuriyet Halk Partisi
Denizli Milletvekili
27 Mart 2007

BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU

TÜRKİYE'DE RAHİM AĞZI KANSERİ ERKEK ÇOKEŞLİLİĞİ İLE İLGİLİDİR!

Prof. Dr. Mehmet Neşşar

Prof. Dr. Mehmet Neşşar

Sağlık Bakanı'nın Kanser Daire Başkanı rahim ağzı kanseri aşısı konusunda konuşurken talihsiz biçimde, bu hastalığın kadın çok eşliliği ile ilgili olduğunu ve kadın çok eşli olmazsa bu hastalığın oluşmayacağını söyleyerek aşıya karşı olduğunu vurgulamıştır.

Sağlık Bakanlığı Kanser Daire Başkanının, kanserle ilgili bilmediğini söyleyeyim: Türkiye'de rahim ağzı kanserinin esas nedeni çok eşli kadınlar değil, çok eşli kocalardır. Yani kanser yapan virüsü, hayat kadınlarından alan çok eşli erkekler masum eşlerine taşımaktadırlar! Diğer bir anlatımla ülkemizde "Çapkınlığıyla övünen erkekler rahim ağzı kanseri yapmaktadırlar!" Kanser daire başkanı açıklamasında, belirli bir tabana siyasi mesaj göndermeye çalışırken kadınlarımıza karşı büyük haksızlık ve saygısızlık yapmıştır. Bu kanser daire başkanını istifaya davet ediyorum.

Aşının yapılıp yapılmaması, ya da ilaç sermayesinin bu konudaki beklentileri ise ayrı bir konudur. Büyük ilaç sermayesinin ürettiği bir ürünü pazarlamak için ülkelere baskı yapması kaçınılmazdır. Egemen bir ülkenin, (büyük sermayeye teslim olmamış olduğu varsayılan) Sağlık Bakanlığı böyle durumlarda, (inkar etmeyeceği beklenilen) akademisyenler ve (hasım tutmayacağına inanılan) meslek örgütleri ile bir araya gelir, bütçesini önüne koyar ve ulusal politikasını belirler. Bunu yaparken de bilimin ışığında hareket eder, kadınları erkeklerle eşit görür, kişilerin bireysel tercihlerini yadsımaz ve özgürlükçü bir yaklaşım sergiler. Recep Akdağ ya da AKP iktidarından bunu beklemenin söz konusu olamayacağı ortadadır.

Görüşlerimi basınımız ve kamuoyumuzla paylaşıyorum.

Prof.Dr.Mehmet Neşşar
Cumhuriyet Halk Partisi
Denizli Milletvekili
30 Mart.2007

BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU

SAĞLIK BAKANINDAN GİDERAYAK
VEKİL EŞİ KADROLAŞMASI!

Prof. Dr. Mehmet Neşşar

Prof. Dr. Mehmet Neşşar

AKP Artvin Milletvekili Orhan Yıldız'ın ebe olan eşi Güler Yıldız Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğüne daire başkanı olarak atandı. Bir sağlık memuru olan Salih Sürücü'nün de aynı genel müdürlüğe şube müdürü olarak atandığı bildirildi.

Sayın Bakan gideceğinin bilincinde nafile atamalar yaparak kendini avutmaya çalışıyor. Bu atamaları artık şaşırtıcı yada ibret verici değil, aksine güzel günlerin habercisi olarak görüyorum. Ayrıca her atama AKP'nin gerçek kimliğini biraz daha fazla anlaşılır yapıyor. Binlerce akademisyen ve eğitimcinin yaşadığı Ankara'da sağlık eğitimini ebe ve sağlık memurlarına emanet etmekten çekinmeyen Recep Akdağ'ın akademisyen kimliği ile eğitimden ne anladığını da bu sayede gözler önüne serilmiş oldu.

Korkunun ve telaşın ecele faydası yok sayın Recep Akdağ! Eğer yeni sürprizler yapmaz ve parmaklarımı bir kez daha klavyeye itmezseniz size son soru önergemi bu konuda veriyorum. Bakalım yanıtlayacak mısınız yoksa sürenizin bitmesinin arkasına mı saklanacaksınız?

Sağlık Bakanına yönelttiğim soru önergesini basınımızın ve kamuoyumuzun değerlendirmelerine sunuyorum.

Prof. Dr. Mehmet Neşşar
Cumhuriyet Halk Partisi
Denizli Milletvekili
10 Mayıs 2007

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Recep Akdağ tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını istiyorum. Gereğini arz ederim.

Prof.Dr.Mehmet Neşşar
Cumhuriyet Halk Partisi
Denizli Milletvekili
10 Mayıs 2007


° Bakanlığınızın Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğüne şube müdürü olarak atadığınız Güler Yıldız, AKP Artvin Milletvekili Orhan Yıldız'ın eşi midir?
° Ebe olmak sağlık eğitimciliği için yeterli midir?
° Bu makama neden bir akademisyen yada bir eğitimciyi atamadınız?
° Güler Yıldız bir AKP milletvekilinin eşi olmasa idi bu makama gelebilir miydi?